Kadın Hakları Basın Bildirisi

 

SAYIN BASIN MENSUPLARININ DİKKATİNE;


B.M. İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası ve ulusal sözleşme ve yasalarla kadınlara sosyal, ekonomik ve siyasal alanda verilen hakların tümü Kadın Hakları olarak tanımlanmaktadır. Kadınların sahip oldukları tüm bu haklar esasen kadının insan olmasının doğal sonucu olan doğuştan tabi hukuk gereği sahip olduğu haklardır. Ancak kadın dahil her türlü değeri meta olarak kabul eden kapitalist, sınıfçı toplum kadını erkeğin insan olma noktasında eşiti görmediği için belli günlere mahkum etmiştir. Halbuki değer erozyonu yaratan bu tür günlerin tayin edilmesi kadınları dünyanın her yerinde fiziksel, maddi ve manevi bağlamda muhatap olduğu problemleri ortadan kaldırmamaktadır. Kadınlara yönelik fiziki şiddet ve psikolojik baskı kendini çağdaş olarak tanımlayan ülkelerde bile tam anlamıyla ortadan kaldırılamamıştır. Dünyada her 3 kadından 1'i hayatında en az bir kez aile içi şiddete maruz kalırken, Türkiye'de bu oran diğer gelişmiş devletlere oranla çok daha yüksektir. İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık, kadınların eğitim - öğretim hakkından yoksun bırakılması veya ikinci planda bırakılması kadın haklarıyla ilgili sorunların sadece bazılarıdır.

Kadına en temel haklarının iade edilmesinin yolu erkeklerin eğitiminden geçmektedir. İnsan olmada kadının eşiti olan erkeğin yeryüzünü ve yeryüzündeki tüm nimetleri eşit olarak paylaşması gereken kadını insan, anne, eş olarak layıkıyla tanıması ve buna göre muamele etmesi gerekmektedir. Bu çerçevede ulusal mevzuatta ve uygulamasında 2006 yılı Ağustos'unda askerlik hizmetini yapmakta olan er ve erbaşlara verilen yurttaşlık sevgisi eğitim programına kız çocuklarının eğitimi, kadınların istihdamı ve karar alma mekanizmalarına katılımları, kadına yönelik şiddet, töre cinayetleri, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konuları da dahil edilmesi bu alanda yapılan sınırlı iyileştirmelerdir.

ABD'deki Pew Araştırma Merkezi'nin raporuna göre 6.9 milyarlık nüfusun 1.6 milyarı Müslüman kişilerden oluşuyor. Türkiye nüfusunun çoğu ise Müslüman. Kur’an gibi çağlar ötesi bir kitabın çocuklarının yaşadığı ülkelerde en büyük kadın problemlerinin yaşanıyor olması ise izahtan vareste bir durumdur.

İslâm Dîni kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizâm ve sistemin veremediği müstesna bir makama sâhip kılmıştır. Nitekim Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’inde: "Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır." buyurmuştur. Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukukunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız." buyurmaktadır. Başka bir hadîs-i şerîflerinde de: "Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım." buyurur. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, erkeklere, kadınlara dâimâ iyi davranmalarını tavsiye ederek: "Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır." buyurmaktadır.

Fakat günümüzde kadın haklarını koruma ve kollama adına bırakın vicdaniliği hukuki olarak da İslam ülkeleri pagan din mensubu toplumların bile daha ötesine düşmüştür. İslam hukuku ve pozitif hukuk açısından ülkemizde diyanet kurumu başta olmak üzere sorumlu tüm kurum ve siyasal iktidarın gerekli yasal düzenlemeleri yapması, dini kurumların ve sosyal hizmet kurumlarının eğitici programlarla toplumu, erkekleri eğitmesi zorunluluk taşımaktadır. Toplumsal farkındalık oluşturularak erkeklere kadını sevme, saygı duyma ve paylaşma yükümlülüğü hatırlatılmalı, gerekirse yeniden öğretilmelidir. Hükümet evlilik öncesi eğitimler, ailenin önemi ve kadının toplum ve aile hayatındaki yerine dair zorunlu eğitim programları tertip etmelidir. İlgili bakanlık kadının toplumda hak ettiği saygın yere ulaşmasında yasaları destekleyen çalışmalar yapmalıdır. Kadınlar zaten tüm haklara sahiptir. Yapılması gereken bunu erkek egemen yönetim erkine hatırlatmaktır.

Kadınlara haklarının ataerkil hakimiyete rağmen teslim edildiği günlere kavuşmak ümidiyle Kadın Hakları Gününüz kutlu olsun.

 

HUKUKÇU KADINLAR PLATFORMU

5.12.2014